Aujourd'hui : Samedi, 8 aoűt 2020
 Veille Media Contact



 
 
 
 

 
 
 
Dossier du Collectif VAN - #FreeOsmanKavala ! Libert├ę pour #OsmanKavala !
PHDN
Rejoignez le Collectif VAN sur Facebook
Cliquez pour acc├ęder au site Imprescriptible : base documentaire sur le g├ęnocide arm├ęnien
Observatoire du N├ęgationnisme
xocali.net : La v├ęrit├ę sur Khojali !
Cliquez ici !

Imprimer dans une nouvelle fenŕtre !  Envoyer cette page Ó votre ami-e !
 
9 janvier 2015 : les admirateurs de Talaat Pacha se r├ęunissent devant le mausol├ęe de leur "h├ęros ├á Istanbul
PubliÚ le :

9 janvier 2015 : Turquie - D├ępit├ęs par leur interdiction d'entr├ęe sur le territoire grec pour y nier le g├ęnocide arm├ęnien et enfreindre ainsi sciemment la loi grecque de p├ęnalisation du g├ęnocide arm├ęnien, les admirateurs de Talaat Pacha, membres du Comit├ę Talaat Pacha, se r├ęunissent devant le mausol├ęe de leur "h├ęros", le "Hitler" turc, ├á Istanbul.




Derin Strateji

G├╝nl├╝k arşivler: Ocak 19, 2015

ERMENİ SORUNU DOSYASI /// ├ťMİT G├ľN├ťLDAŞ : TAL├éT PAŞA KOMİTESİ VE ATİNA MACERASI

istihbarat Ocak 19, 2015 Yorum yapın

Değerli dostlar,

Biliyorsunuz 9 Ocak g├╝n├╝ 4 kişi olarak Atina┬ĺda 12,5 saatlik bir g├Âzaltı s├╝reci yaşadıktan sonra ilk u├žakla T├╝rkiye┬ĺye geri g├Ânderildik. Durumumuzu merak eden, arayan, kutlayan t├╝m dostlarımıza ├žok teşekk├╝r ederiz. Pek ├žok arkadaşımız Atina┬ĺda neler olduğunu merak ediyor ve soruyor, bu y├╝zden yaşadıklarımızı aşağıda kısaca paylaşıyorum.

8 Ocak 2015 Perşembe g├╝n├╝ yoğun kar yağışı altında, r├Âtarlı kalkan u├žaklarla, 10 saatlik uzun bir yolculuğun ardından Ankara┬ĺdan İstanbul┬ĺa, İstanbul┬ĺdan da Atina┬ĺya geldik.

Niyetimiz, ertesi g├╝n (9 Ocak 2015) gelecek Talat Paşa Komitesi (TPK) ├ťyeleri ile Parlamento Binası┬ĺnın bulunduğu Syntagma Meydanında buluşarak 15.00┬ĺda yapılacak Basın A├žıklamasına katılmak ve ilk defa geldiğimiz Atina┬ĺyı birka├ž g├╝n gezmekti.

Atalarımızın, iddia edilen soykırım su├žlarını işlemediğini Yunan ve d├╝nya kamuoyuna duyurmak istiyorduk. Bunu elbette ┬ôYurtta Sulh Cihanda Sulh┬ö ilkesinden yola ├žıkarak T├╝rk Milleti┬ĺnin en samimi, barış├žı, dostane selamları ile dile getirecektik. Ancak, ┬ôBiz T├╝rkler Soykırım Yapmadık┬ö demenin bile su├ž sayıldığı bir ├╝lkedeydik. 4 ay ├Ânce Yunan Parlamento┬ĺsunda kabul edilen yasa bu haliyle insan haklarının en ├Ânemli maddelerinden ifade ├Âzg├╝rl├╝ğ├╝n├╝ kısıtlamaktaydı. Orada konuştuğumuz bazı Yunan Vatandaşları bile bizi haklı bulduğu halde her nedense ┬ôistenmeyen kişiler┬ö olarak ┬ôsınır dışı┬ö edildik. Vatanım, Milletim adına sorumluluk duyarak gittiğim ve medeni olduğunu sandığım bir ├╝lkede insanlık adına b├Âyle bir durumun yaşanmasını utan├ž verici buldum.

Buluşacağımız g├╝n Talat Paşa Komitesi┬ĺnin Atina Havaalanı┬ĺnda engellediğini ve sınır dışı edildiğini ├Âğrendik. Akşama kadar internet başında gelişmeleri takip ederken m├╝jdeli bir haber ile ├žok sevindik. Anayasa Mahkemesi, sonunda İstanbul Askeri Casusluk Davasında arkadaşlarımızın ├Âzg├╝rl├╝ğ├╝ y├Ân├╝nde beklenen kararını oybirliğiyle vermişti. Arkadaşlarımızın geri ├ževrilmesine rağmen mutluyduk. TPK┬ĺnin sınır dışı edilmesi d├╝nyada ses getirmiş ve amacına ulaşmıştı. Syntagma Meydanı alarm halinde ve polis kaynıyordu. Atılan twitlerden ├Âğrendiğimize g├Âre polis TPK┬ĺnin listesini ele ge├žirmiş ve eksikler olduğunu g├Ârm├╝şt├╝ ve sanırım bizler i├žin endişeleniyordu!

İ├žimizden k├╝├ž├╝k bir a├žıklama yaparak kayıt altına almak ve TKP┬ĺnin yarım kalan a├žıklamasını tamamlamak ge├žiyordu. Bu planımızı ertesi g├╝n parlamento binası ├Ân├╝nde ger├žekleştirmeye karar verdik. Zaten bir g├╝n evvel k├╝├ž├╝k bir hazırlık yapmış, T├╝rk├že ve İngilizce bir a├žıklama yazmıştık.

Akşam ├╝zeri biraz y├╝r├╝y├╝ş ve yemek i├žin dışarıya ├žıktık. Parlamento Binası┬ĺnın gece manzarasını g├Ârmek i├žin o tarafa doğru y├╝r├╝d├╝k, bir de ne g├Ârelim dersiniz! Bir kişi elindeki diz├╝st├╝ bilgisayardan bir a├žıklama okuyordu ve etrafında polisler vardı. Durduk ├ž├╝nk├╝ a├žıklama T├╝rk├že idi, kaldık ├ž├╝nk├╝ a├žıklama TPK┬ĺnin yapacağı a├žıklamaydı ve okuyan kişiyi de basından tanıyorduk. Bu kişi Yunus SONER idi. Bizim aklımızdan ge├ženi o ger├žekleştiriyordu. Hemen yanına ge├žmek istedik ama Yunus Bey istemedi. (Sanırım o bu eylemi yaparken her şeyi g├Âze almıştı, bizim sonu├žtan etkilenmemizi istemedi ve bizi de tanımıyordu.)

Basın a├žıklamasının sonuna doğru polis sayısı epeyce arttı. A├žıklama bitince ├Ânce Sayın SONER ve onu cep telefonu ile kayda alan Av. Murat HATTATOĞLU, ardından biz ayrı ayrı ara├žlara alınarak Atina Emniyet M├╝d├╝rl├╝ğ├╝┬ĺne g├Ât├╝r├╝ld├╝k. G├Âzaltı s├╝recinin başlaması yaklaşık 18.30 idi. Gidince bizimle birlikte H├╝rriyet Gazetesi Muhabiri Yorgo KIRBAKI┬ĺnin de getirildiğini fark ettik. ├ľnce KIRBAKI┬ĺnin kimlik tespiti yapıldı ve başka bir odaya alındı. Bizlerin de kimlik tespitleri yapıldıktan sonra telefonlarımız toplandı ve tek tek zarflandı.!? Ardından sempatik bir bayan memur g├Ânderildi, fotoğraflarımızın ├žekilmesi i├žin iznimizi istiyordu. İş nereye doğru gidiyordu anlamak m├╝mk├╝n değildi? Ancak hanım kızımız ├Âyle nazikti ki, ├Ânce su├žlu gibi poz vermek istemesek de, nezaketle bizi razı etti. Aramızda konuyu tartıştık ve belki de bu senaryo bir an ├Ânce biter zannederek istedikleri fotoğrafları verdik. Profilden ve yandan fotoğraflarımız alındı.

Ama talepleri bitmedi, bu sefer parmak izlerimizin alınması i├žin izin vermemizi istiyorlardı. Bu arada bizim sorduğumuz hi├ž bir soru cevaplanmıyor ge├žiştiriliyordu. B├╝t├╝n bunlar 2,5 saatte yaşandı. Artık gerilimin arttığını i├žeriden gelen y├╝ksek tondaki bağrışmalardan anlıyor ve g├Âzlemliyorduk. Polis şeflerinin telaşla odalarından ├žıkıp sınır dışı edileceğimizi s├Âylemesiyle şaşkına d├Ând├╝k. Bir grup polis hala bizim parmak izimizi almak i├žin ellerinde plastik eldivenler giymiş olarak bekliyor, bir kısmı da derhal g├Ât├╝r├╝lerek sınır dışı edilmemiz i├žin m├╝cadele veriyordu. Şeflerinin i├žeriden y├╝ksek ses tonuyla polislere bağırdığını duyuyorduk. Yaşananlar polislerin ├žok ├╝zerinde bir durumdu, başka bir yerlerden gelen talimatlar vardı belli ki. Şef geldi ve parmak izi verip vermeyeceğimizi sordu, vermeyeceğiz dedik. Bu arada bizi sınır dışı edemeyeceklerini ve T.C. B├╝y├╝kel├žiliği yetkilileri ile g├Âr├╝şmek isteğimizi belirttik. ┬ôtamam biz aradık┬ö diyerek bizi apar topar ara├žlara g├Ât├╝rd├╝ler. Hi├ž olmazsa otelden ├žantalarımızı alalım dedik ama kabul etmediler.

Neler oluyor anlamaya ├žalışıyorduk. ├çoğunlukla Yunanca konuşuyorlardı. Bizimle birlikte g├Âzaltında olan o gece tanıştığımız Av. Murat HATTATOĞLU ana dili gibi Yunanca konuşuyordu, o y├╝zden her şeyi ona s├Âyl├╝yorlardı. Olan biteni sonradan ├Âğreniyor ve anında anlayarak cevap verebilmemiz m├╝mk├╝n olmuyordu.

Eşimle birlikte aynı ara├žtaydık, ├Ân├╝m├╝zdeki ara├žta diğer arkadaşlarımız hava alanına g├Ât├╝r├╝l├╝yorduk, polisler hi├ž bir a├žıklama yapmıyorlardı. Otelden eşyalarımızı almamıza bile m├╝saade etmemişlerdi. Aklımızdan binlerce d├╝ş├╝nce ge├žiyordu. Başımıza bir şey gelse kimsenin haberi olmayabilirdi. Kapısı dışarıdan a├žılabilen ara├žlarla bir su├žlu gibi giderken havaalanına g├Ât├╝r├╝ld├╝ğ├╝m├╝z├╝ tabelalardan daha net anladık.

Havaalanının kapısından girer girmez ara├žlar ayrı bir yere saptı, orada bulunan polis merkezine g├Ât├╝r├╝ld├╝k. Sabah 07.00 u├žağına kadar zorunlu olarak misafir edileceğimiz odaya (iki masa arasında sehpa ve iki adet ikili deri koltuk bulunan bir b├╝roya) alındık. Daha oturmadan, eğer isterseniz gidip valizlerinizi alabiliriz dediler. Sadece beni (nedense eşimin havaalanındaki merkezde kalmasını uygun g├Ârd├╝ler) iki polis eşliğinde kaldığımız otele g├Ât├╝rd├╝ler, otele vardığımızda da biri bayan iki g├Ârevli daha bizi bekliyordu. Tam d├Ârt polis g├Âzetiminde eşyalarımızı valize yerleştirdim. Otel g├Ârevlileri durumu şaşkınlıkla karşıladılar. Onlardan kalamadığımız iki gece i├žin geri ├Âdeme talebinde bulundum. Geri ├Âdeme i├žin oteli aldığımız internet sitesine yazı yazmamızı tavsiye ettiler. (Gelince o işlemi ger├žekleştirdik ve 1-2 g├╝n i├žinde geri bildirim aldık. Bakalım bekliyoruz.)

Sayın Yunus SONER de başka bir ara├žla kaldığı yere g├Ât├╝r├╝ld├╝ ve eşyalarını toplayıp geldi. Sayın HATTATOĞLU┬ĺnun yanında kaldığı Yunan arkadaşı evde değildi, onu g├Ât├╝remediler, m├╝zisyen olan arkadaşı programı bitince onun eşyalarını getirdi.

Bu arada bizim telefonlarımız verilmiş olsa bile yurt dışına kapalı olan hatlarımız ile g├Âr├╝şme ger├žekleştiremiyorduk. Birlikte olduğumuz diğer arkadaşlarımızın telefon g├Âr├╝şmelerine de ses ├žıkarmıyorlardı.

Havaalanı polis merkezinde bulunduğumuz sırada kısa bir s├╝re merkezin amiri olduğunu değerlendirdiğimiz ├╝st r├╝tbeli bir polisin odasına g├Ât├╝r├╝ld├╝k. Orada bize ├žay ikram edildi ve bazı sorularımız cevaplandı. İrtibat i├žin kısa bir s├╝re internet kullanmama m├╝saade edildi. Polis m├╝d├╝r├╝ ├╝lke g├╝venliği i├žin tehlikeli g├Âr├╝ld├╝ğ├╝m├╝zden istenmeyen kişi ilan edildiğimizi, bu nedenle ├╝lke dışına ├žıkartılmamıza karar verildiğini s├Âyledi. Hangi gerek├žeyle bu kararın verildiğini sorduğumuzda ise bilmediğini, ama B├╝y├╝kel├žiliğimiz kanalıyla Yunan makamlarından ├Âğrenebileceğimizi belirtti. Polis m├╝d├╝r├╝ g├Âzaltında mıyız sorusuna hayır diye cevap verdi. O zaman gidebilir miyiz deyince yine hayır dedi. Konumumuzun ne olduğu belli değildi ama tuvalete bile 2 polis nezaretinde gidebiliyorduk.

Sabaha karşı T.C. B├╝y├╝kel├žiliği┬ĺnden biri bayan ikisi erkek ├╝├ž kişi bizi ziyarete geldi. Sadece bayan g├Ârevli kendisini tanıttı, B├╝y├╝kel├žiliğin avukatı olan g├╝zel T├╝rk├že konuşan bir Yunanlıydı. ├ľnce ├╝├ž├╝ ile aynı anda g├Âr├╝şmemize izin verildi. Daha sonra sadece B├╝y├╝kel├žilik ├žalışanı olduğunu s├Âyleyen gen├ž g├Ârevli ile g├Âr├╝şmemize m├╝saade edildiği bildirildi. B├╝y├╝kel├žilik ├žalışanı, durumumuzu Ulusal Kanal┬ĺdan ├Âğrendiğini, bizimle ilgilenmek ├╝zere g├Ârevlendirildiğini, ailelerimizin bizi merak ettiğini ve B├╝y├╝kel├žiliği aradıklarını s├Âyledi, ayrıca B├╝y├╝kel├žilik mensuplarının da bizim i├žin ├žalıştıklarını belirtti. Tek tek isimlerimizi kaydetti. Daha sonra ihtiya├žlarımızı ve bize polis tarafından yapılan muameleyi sordu. Su, ├žay ve yiyecek ihtiyacımız olduğunu, k├Ât├╝ muamele g├Ârmediğimizi s├Âyledik. Hi├ž bir su├ž belirtilmeden ├╝lkeden ├žıkarılmayı kabul etmediğimizi, eğer soykırımı ink├ór su├žunu işlediysek o zaman hakkımızda işlem yapılması gerektiğini belirttik. B├╝y├╝kel├žilik ├žalışanı da ├╝lkeden ├žıkarılmamızın sebebini bilmediğini ama bizim i├žin ├žalıştıklarını belirtti. Onlar ayrıldıktan sonra da su ve yiyecek ihtiyacımız karşılanmadı. Sonunda binanın başka bir katında bulunan paralı makinalardan su, kahve ve yiyecek ihtiya├žlarımızı kendimiz karşıladık.

Sabah 06.25┬ĺde herkesten ├Ânce yan kapıdan AGEAN Havayollarının 07.00┬ĺda kalkacak u├žağına bindirildik ve elimize verilen biletlerde belirtilen en arka koltuklara oturduk. Zamanında kalkan u├žak ile 08.20┬ĺde İstanbul┬ĺa geldik.

Her ne kadar k├Ât├╝ muamele g├Ârmediysek de b├Âyle bir şekilde ├╝lkeden ├žıkarılmayı onur kırıcı buluyoruz. Bu nedenle, Yunanistan┬ĺa (adalar dahil) bir daha asla adım atmayı d├╝ş├╝nm├╝yor ve ekonomilerine katkı yapmak da istemiyoruz.

Haksız olarak Milletimize yapılan soykırım su├žlamalarını (K├╝├ž├╝k Asya, Rum Pontus ve Ermeni Soykırımı iddialarını) yasalarından kaldırana kadar t├╝m dostlarımıza da bu ├╝lkeye yapılacak ziyaretlerini askıya almalarını ├Âneriyoruz.

Sevgiyle kalın.

├ťmit G├Ân├╝ldaş

https://derinstrateji.wordpress.com/2015/01/19/




Retour à la rubrique



   
 
   
 
  Collectif VAN [Vigilance Arménienne contre le Négationnisme]
BP 20083, 92133 Issy-les-Moulineaux - France
Boîte vocale : +33 1 77 62 70 77 - Email: contact@collectifvan.org
http://www.collectifvan.org